arrugado
01
kırışık, buruşuk
que tiene pliegues o líneas en la piel
Örnekler
Mi abuela tiene las manos arrugadas por los años.
Büyükannemin yılların etkisiyle elleri kırışık.
02
buruşuk, kırışık
que tiene pliegues o líneas en la superficie
Örnekler
La servilleta estaba arrugada después de usarla.
Peçete kullanıldıktan sonra arrugada idi.



























