Ara
entretener
01
eğlendirmek
proporcionar diversión o disfrute a alguien a través de una actuación, actividad o compañía
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
entretengo
3. tekil kişi
entretiene
şimdiki zaman ortacı
entreteniendo
basit geçmiş zaman
entretuvo
geçmiş zaman ortacı
entretenido
Örnekler
El mago entretuvo a los invitados en la fiesta con sus trucos.
Sihirbaz, partide konukları hileleriyle eğlendirdi.
02
eğlenmek
pasar el tiempo de manera agradable o divertida
Örnekler
Para entretenerse, escuchan música o bailan.
Kendilerini eğlendirmek için müzik dinlerler veya dans ederler.
03
oyalanmak
distrarse o demorarse en alguna actividad, deteniendo el progreso normal
Örnekler
Se entretuvo revisando mensajes y se retrasó en su tarea.
Mesajları kontrol ederek oyalanıp ödevinde gecikti.
Leksikal Ağaç
entretener
entre
tener



























