El aire
[gender: masculine]
01
hava
mezcla de gases que rodea la tierra
Örnekler
El aire se volvió pesado antes de la tormenta.
Hava fırtınadan önce ağırlaştı.
02
rüzgar, yel
movimiento de aire que circula
Örnekler
El aire del norte es muy frío.
Kuzeyin havası çok soğuk.
03
hava, tavır
manera de presentarse o actitud que se percibe
Örnekler
Tiene un aire serio que no invita a bromas.
Şakalara davet etmeyen ciddi bir havası var.
04
yayın, yayınlama
señal o transmisión que se emite por radio o televisión
Örnekler
El espectáculo estará al aire en vivo.
Gösteri canlı yayında olacak.



























