Ara
vacío
01
boş, içi boş
que no contiene nada o carece de contenido
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
el más vacío
karşılaştırma derecesi
más vacío
derecelendirilebilir
eril tekil
vacío
eril çoğul
vacíos
dişil tekil
vacía
dişil çoğul
vacías
Örnekler
El vaso está vacío.
Bardak boş.
02
boş, anlamsız
sin sentimientos o sentido, emocionalmente hueco
Örnekler
Se sentía vacío sin propósito en su trabajo.
İşinde amaçsız bir şekilde boş hissediyordu.
El vacío
01
boşluk, hiçlik
estado de ausencia de contenido, sustancia o significado
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
vacíos
Örnekler
El vacío emocional lo hacía sentir solo.
Duygusal boşluk onu yalnız hissettiriyordu.



























