casualcerca
/ 17
casualcerca
casual[adj]

rastgele,tesadüfi

casualidad[n]

tesadüf, rastlantı

cata de vinos[n]

şarap tadımı

catador[n]

tatmancı,deneyici

catafalco[n]

katafalk,cenaze platformu

catálogo[n]

katalog,liste

catar[v]

tatmak

catarata[n]

katarakt,göz merceği bulanıklığı

catarro[n]

nezle,soğuk algınlığı

catarsis[n]
catástrofe[n]

felaket

catear[v]

kalmak,başarısız olmak

cátedra[n]

kürsü

catedral[n]

katedral,kilise katedrali

catedrático[n]

profesör,tam zamanlı profesör

católico[adj][n]

katolik,Katolik Kilisesi'ne ait

catorce[det][n]

on dört • on dördü,on dördüncü gün

caucásico[adj]

Kafkasyalı,Kafkas

caudal[adj][n]
caudra[n]

blok

causa probable[n]

muhtemel sebep,makul şüphe

causar[v]

neden olmak,sebep olmak

cautela[n]
cautivar[v]

büyülemek,etkilemek

cavar[v]

kazmak

caviar[n]

havyar

cavilar[v]

derin derin düşünmek,kafa yormak

caza[n]

av

caza furtiva[n]
cazador[n]

avcı

cazador furtivo[n]

kaçak avcı,yasadışı avcı

cazadora[n]

ceket,mont

cazar[v]

avlamak,izlemek

cazar algo al vuelo[phrase]
cazar furtivamente[v]

kaçak avlanmak,yasadışı avlanmak

cazo[n]

kepçe,servis kepçesi

cazón[n]

köpekbalığı,küçük köpekbalığı

cebada[n]

arpa,malt, yem ve insan gıdası yapmak için kullanılan bir tahıl

cebolla[n]

soğan

cebolleta[n]

yeşil soğan,taze soğan

cebollino[n]

frenk soğanı,yaprak soğanı

cebra[n]

zebra

cecina[n]

kurutulmuş et,tuzlanmış et

ceda el paso[n]

yol ver işareti,dur işareti

ceder[v]

pas atmak,iletmek

cédula[n]

izin belgesi,ruhsat

cefalea[n]

baş ağrısı,kafa ağrısı

ceguera[n]

körlük

ceja[n]

kaş,göz kaşı

celador[n]

gözetmen,bekçi

celda[n]

hücre

celebración[n]

kutlama,bayram

celebrar[v]

kutlamak

celebridad[n]

ün,şöhret

celeste[adj]

göksel,gökyüzüne ait

celestial[adj]

göksel,ilahi

cellisca[n]

sulu kar,karla karışık yağmur

celo[n]

şevk,heves

celos[n]

kıskançlık,haset

celoso[adj]

kıskanç,haset

célula[n]

hücre,hücresel birim

célula madre[n]

kök hücre

celular[n][adj]

cep telefonu,mobil telefon • hücresel,hücrelerle ilgili

celulitis[n]

selülit

cementerio[n]

mezarlık

cemento[n]

çimento,çimento

cena[n]

akşam yemeği,yatsı yemeği

cenar[v]

akşam yemeği yemek

cenizas[n]

küller

censor[n]

sansürcü

censura[n]

sansür,yayın denetimi

centenario[n][adj]

yüz yaşındaki kişi,asırlık insan • yüz yıllık,asırlık

centímetro[n]

santimetre,santimetre

centímetro cuadrado[n]

santimetre kare,santimetrekare

centímetro cúbico[n]

santimetre küp,kübik santimetre

centralismo[n]

merkeziyetçilik

centralista[adj]

merkeziyetçi,merkeziyetçilik yanlısı

centrar[v]

merkezlemek,ortalamak

céntrico[adj]

merkezi,ortadaki

centrista[n]

merkezci,ılımlı

centro[n]

merkez,orta

centro acreditado[n]

akredite merkez

centro comercial[n]

alışveriş merkezi

centro de ayuda[n]

danışma merkezi,yardım merkezi

centro de detención preventiva[n]

tutukevi,gözaltı merkezi

centro de entretenimiento[n]

eğlence merkezi,multimedya dolabı

centro de orientación[n]

danışma merkezi,rehberlik merkezi

centro de salud[n]

sağlık merkezi

centro histórico[n]

tarihi merkez,eski şehir merkezi

centro vacacional[n]
centrocampista[n]

orta saha oyuncusu,orta saha

ceñido[adj]

dar,sıkı

ceño fruncido[n]

kaş çatma,kaşlarını çatma

cepillar[v]

dişlerini fırçalamak

cepillo[n]

fırça,tarak

cepillo de dientes[n]

diş fırçası,diş temizleme fırçası

cera[n]

kulak kiri,kulak mumu

cerámica[n]

seramik,çömlekçilik

ceramista[n]

seramikçi,çömlekçi

cerca[adv]

yakın

LanGeek
Uygulamayı İndir