Ara
flattering
01
çekici, alımlı
improving or emphasizing someone's good features, making them appear more attractive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most flattering
karşılaştırma derecesi
more flattering
derecelendirilebilir
02
gurur okşayıcı, övgü dolu
making someone feel pleased, admired, or special
Örnekler
He gave her a flattering remark about her work.
Ona, işi hakkında gurur okşayıcı bir yorum yaptı.
Leksikal Ağaç
unflattering
flattering
flatter



























