Ara
to fall behind
01
geri kalmak
to fail to keep up in work, studies, or performance
Intransitive
Transitive: to fall behind a competitor
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
behind
temel fiil
fall
şimdiki zaman
fall behind
3. tekil kişi
falls behind
şimdiki zaman ortacı
falling behind
basit geçmiş zaman
fell behind
geçmiş zaman ortacı
fallen behind
Örnekler
Try not to fall behind in your assignments.
Ödevlerinizde geride kalmamaya çalışın.
02
ödemelerde geri kalmak, borç biriktirmek
to owe money due to not paying when required
Intransitive
Örnekler
We fell behind on utilities during the winter.
Kış aylarında faturalarda geri kaldık.



























