Ara
to dangle
01
sarkmak, sallanmak
to hang or swing loosely and freely, especially from one end or point
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
dangle
3. tekil kişi
dangles
şimdiki zaman ortacı
dangling
basit geçmiş zaman
dangled
geçmiş zaman ortacı
dangled
Örnekler
Earrings dangled from her ears, sparkling in the sunlight.
Küpeler kulaklarından sarkıyordu, güneş ışığında parlıyorlardı.
02
sarkıtmak, sallandırmak
cause to dangle or hang freely
03
ikna etmek için bir şey vaat etmek
to persuade someone to do something by offering them something pleasant
Transitive
Leksikal Ağaç
dangler
dangling
dangle



























