Ara
to cultivate
01
ekip biçmek
to grow plants or crops, especially for farming or commercial purposes
Transitive: to cultivate crops
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
cultivate
3. tekil kişi
cultivates
şimdiki zaman ortacı
cultivating
basit geçmiş zaman
cultivated
geçmiş zaman ortacı
cultivated
Örnekler
The farm cultivates wheat to supply local bakeries.
Çiftlik, yerel fırınlara tedarik sağlamak için buğday yetiştirir.
02
toprağı işlemek
to prepare land for raising crops or growing plants
Transitive: to cultivate land
Örnekler
The gardener carefully cultivates the soil before planting flowers in the spring.
Bahçıvan, ilkbaharda çiçek dikmeden önce toprağı dikkatlice işler.
03
geliştirmek, yetiştirmek
to develop or enhance something through effort, attention, or learning
Transitive: to cultivate a skill or attitude
Örnekler
The teacher worked hard to cultivate a love of learning in her students.
Öğretmen, öğrencilerinde öğrenme sevgisini beslemek için çok çalıştı.
Leksikal Ağaç
cultivable
cultivatable
cultivated
cultivate
culture



























