crane
crane
kreɪn
kreyn
/kreɪn/

"crane"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Crane
01

turna

a large, long-necked wading bird, typically found in marshes, wetlands, and plains worldwide
crane definition and meaning
Örnekler
The birdwatcher spotted a rare black-necked crane.
Kuş gözlemcisi, nadir bir siyah boyunlu turna gördü.
02

vinç

a very large tall machine used for lifting heavy objects
crane definition and meaning
Örnekler
The port relied on cranes to unload cargo ships, transferring containers from the docks to waiting trucks.
Liman, yük gemilerini boşaltmak için vinçlere güveniyordu, konteynerleri iskelelerden bekleyen kamyonlara aktarıyordu.
03

Turna, Turna Takımyıldızı

a small southern-hemisphere constellation located near Phoenix
Örnekler
Crane contains several notable double stars.
Turna birkaç önemli çift yıldız içerir.
to crane
01

uzatmak, germek

to stretch or extend the neck forward or upward to see more clearly
Örnekler
The child craned over the railing to watch the parade.
Çocuk geçit törenini izlemek için parmaklığın üzerinden uzandı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store