Ara
to live on borrowed time
01
ödünç alınmış zamanda yaşamak, sayılı günü kalmak
to be expected to die soon because of a serious illness, terrible accident, etc.
deyim
gayriresmî
Örnekler
She lived on borrowed time for years before finally receiving a heart transplant.
Kazadan sonra doktorlar onun ödünç alınmış zamanda yaşadığını söyledi.
LanGeek



























