Ara
to space out
01
dalıp gitmek, hayal alemine dalmak
to mentally disconnect and lose awareness of one's surroundings
gayriresmî
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
out
temel fiil
space
şimdiki zaman
space out
3. tekil kişi
spaces out
şimdiki zaman ortacı
spacing out
basit geçmiş zaman
spaced out
geçmiş zaman ortacı
spaced out
Örnekler
While watching the mesmerizing sunset, he started to space out and lose track of time.
Büyüleyici gün batımını izlerken, dalıp gitmeye başladı ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadı.
02
aralıklı yerleştirmek, dağıtmak
to arrange things or events with enough space between them
Örnekler
He decided to space the shelves out, creating a visually appealing arrangement in the bookstore.
Kitapçıda görsel olarak çekici bir düzen oluşturmak için rafları aralıklı yerleştirmeye karar verdi.



























