to fade in
Pronunciation
/fˈeɪd ˈɪn/

"fade in"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to fade in
[phrase form: fade]
01

yavaşça belirmek, açılış geçişi

to improve and increase the clarity of an image or movie
to fade in definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
in
temel fiil
fade
şimdiki zaman
fade in
3. tekil kişi
fades in
şimdiki zaman ortacı
fading in
basit geçmiş zaman
faded in
geçmiş zaman ortacı
faded in
Örnekler
The graphic designer suggested fading in the company logo at the beginning of the video to make a subtle and professional impact.
Grafik tasarımcı, şirket logosunun videonun başında yavaşça belirmesini önererek ince ve profesyonel bir etki yaratmayı amaçladı.
02

yavaş yavaş belirmek, açılmak

(of a picture or movie) to become gradually brighter so that one can see it clearly
Örnekler
The old photograph slowly faded in on the screen, revealing a nostalgic moment from the character's past.
Eski fotoğraf ekranda yavaşça belirerek karakterin geçmişinden nostaljik bir anı ortaya çıkardı.
03

yavaşça belirmek, yavaşça duyulmaya başlamak

(of a sound) to become gradually louder so that one can hear it clearly
Örnekler
As the podcast episode began, the host 's voice did n't jump in abruptly; it faded in, creating a pleasant entry for the audience.
Podcast bölümü başlarken, sunucunun sesi aniden girmedi; yavaşça duyulmaya başladı, dinleyiciler için hoş bir giriş yarattı.
04

yavaş yavaş artırmak, kademeli olarak eklemek

to improve and increase the quality of a song or sound
Örnekler
The audio engineer decided to fade in the background music slowly at the beginning of the podcast episode, creating a subtle introduction without abrupt starts.
Ses mühendisi, podcast bölümünün başında arka plan müziğini yavaşça fade in yapmaya karar verdi, ani başlangıçlar olmadan ince bir giriş oluşturdu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store