Ara
to drop around
01
uğramak, bir uğrayıvermek
to visit someone casually or unexpectedly
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
around
temel fiil
drop
şimdiki zaman
drop around
3. tekil kişi
drops around
şimdiki zaman ortacı
dropping around
basit geçmiş zaman
dropped around
geçmiş zaman ortacı
dropped around
Örnekler
If you have any questions, do n't hesitate to drop around my desk for a quick chat.
Herhangi bir sorunuz varsa, hızlı bir sohbet için masamıza uğramaktan çekinmeyin.
02
uğrayıp bırakmak, getirip bırakmak
to deliver something, typically a small item or message, to a person or location
Örnekler
The courier service will drop around the package at your doorstep tomorrow.
Kurye hizmeti yarın paketi kapınıza bırakacak.



























