Ara
Waterspout
01
ani sağanak, ani yağmur fırtınası
a sudden, intense downpour of rain
Örnekler
We were caught in a waterspout on our hike.
Yürüyüşümüzde bir ani sağanak içinde yakalandık.
02
oluk, su tahliye borusu
a pipe or channel that carries water away, especially from a roof gutter
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
waterspouts
Örnekler
Rainwater ran down the waterspout into the garden.
Yağmur suyu, yağmur oluğundan bahçeye aktı.
Örnekler
The waterspout formed over the lake, creating a mesmerizing yet potentially dangerous spectacle.
Su hortumu göl üzerinde oluştu, büyüleyici ama potansiyel olarak tehlikeli bir manzara yarattı.



























