blemish
ble
ˈblɛ
ble
mish
mɪʃ
miş
/blˈɛmɪʃ/

"blemish"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Blemish
01

kusur

a mark or spot on something or someone's skin that spoils the appearance
blemish definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
blemishes
Örnekler
The antique table had a few blemishes on its surface from years of use.
Antika masanın yüzeyinde yılların kullanımından kaynaklanan birkaç leke vardı.
to blemish
01

kusurlu yapmak

to damage the appearance of something by causing a flaw or imperfection
Transitive: to blemish sth
to blemish definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
blemish
3. tekil kişi
blemishes
şimdiki zaman ortacı
blemishing
basit geçmiş zaman
blemished
geçmiş zaman ortacı
blemished
Örnekler
A small chip can blemish the otherwise flawless surface of a ceramic dish.
Küçük bir çip, aksi halde kusursuz olan bir seramik tabağın yüzeyini lekeleyebilir.
02

bozmak, lekelenmek

to spoil, impair, or reduce the quality or condition of something
Transitive: to blemish perfection of something
Örnekler
The overcooked edges blemished the once-beautiful cake.
Fazla pişmiş kenarlar, bir zamanlar güzel olan pastayı bozdu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store