tiptoe
tip
ˈtɪp
tip
toe
ˌtoʊ
to
/tˈɪptə‍ʊ/

"tiptoe"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to tiptoe
01

parmak uçlarında yürümek

to walk slowly and carefully on one's toes
Intransitive: to tiptoe | to tiptoe somewhere
to tiptoe definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
tiptoe
3. tekil kişi
tiptoes
şimdiki zaman ortacı
tiptoeing
basit geçmiş zaman
tiptoed
geçmiş zaman ortacı
tiptoed
Örnekler
To avoid being noticed, he tiptoed past his colleague's desk in the office.
Fark edilmemek için, ofiste meslektaşının masasının yanından parmak uçlarında geçti.
tiptoe
01

parmak uçlarında, sessizce

in a manner performed on the toes, often quietly or delicately
tiptoe definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
Guests walked tiptoe down the narrow hallway.
Misafirler dar koridorda parmak uçlarında yürüdüler.
tiptoe
01

parmak uçlarında, sessizce

walking on the tips of the toes to move quietly
tiptoe definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
derecelendirilemez
Örnekler
They advanced in a tiptoe manner along the hallway.
Koridorda parmak uçlarında yürüyerek ilerlediler.
Tiptoe
01

ayak ucu, parmak ucu

the tip or end of a toe
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
tiptoes
Örnekler
Walking on tiptoe can strengthen the calf muscles.
Parmak uçlarında yürümek baldır kaslarını güçlendirebilir.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store