snowball
snow
ˈsnəʊ
snew
ball
bɔ:l
bawl
snowbellsnowfall

"snowball"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Snowball
01

kar topu, kar topu

a ball of snow pressed together, typically for throwing in play 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
snowballs
Örnekler
The children made a snowball and tossed it across the yard. 

Çocuklar bir kartopu yapıp bahçenin karşısına attılar.

02

kar topu, şerbetli buz

a ball of crushed ice flavored with fruit syrup, typically served as a dessert or treat 
Örnekler
He bought a cherry snowball from the street vendor. 

Sokak satıcısından kirazlı bir snowball aldı.

03

dondurma topu, snowball dondurması

a ball of ice cream, often covered with coconut and sometimes chocolate sauce 
Örnekler
She treated herself to a chocolate-covered snowball after lunch. 

Öğle yemeğinden sonra kendini çikolata kaplı bir dondurma topu ile ödüllendirdi.

04

hünnap, çöl hurması

a plant with heads of fragrant white, trumpet-shaped flowers, typically growing in sandy, arid regions 
Örnekler
The desert garden featured blooming snowballs along the pathway. 

Çöl bahçesi, yol boyunca çiçek açan snowballs bitkileriyle süslenmişti.

to snowball
01

kartopu gibi büyümek, hızla artmak

to increase or grow rapidly and uncontrollably 
gayriresmî
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
snowball
3. tekil kişi
snowballs
şimdiki zaman ortacı
snowballing
basit geçmiş zaman
snowballed
geçmiş zaman ortacı
snowballed
Örnekler
The social media campaign began to snowball, gaining widespread attention and support. 

Sosyal medya kampanyası kartopu gibi büyümeye başladı, yaygın ilgi ve destek kazandı.

02

kar topu atmak, kar topuyla saldırmak

to throw snowballs at someone or something 
Örnekler
The children began to snowball each other in the yard. 

Çocuklar bahçede birbirlerine kar topu atmaya başladı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store