Ara
seasonal
01
mevsimlik
typical or customary for a specific time of year
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
üstünlük derecesi
most seasonal
karşılaştırma derecesi
more seasonal
derecelendirilemez
Örnekler
They served seasonal pumpkin spice lattes at the coffee shop in the fall.
Sonbaharda kafede mevsimlik balkabağı baharatlı latte servis ettiler.
02
mevsimlik
occurring or required at a specific time of the year, often repeating annually
Örnekler
The store adjusts its inventory to match seasonal demand, offering winter coats in the colder months.
Mağaza, envanterini mevsimsel talebe uyacak şekilde ayarlar, soğuk aylarda kışlık montlar sunar.
Seasonal
01
mevsimlik, mevsimlik işçi
someone who is employed only during specific times of the year, often based on the demand of a particular season
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
seasonals
Örnekler
Retailers often bring in seasonals to handle the busy holiday shopping period.
Perakendeciler, yoğun tatil alışverişi dönemini yönetmek için genellikle mevsimlik çalışanlar getirir.
02
mevsimsel
something that is associated with or dependent on a particular season, such as a financial trend, product, etc.
Örnekler
Pumpkin-flavored products have become a well-loved seasonal during autumn.
Balkabağı aromalı ürünler, sonbahar boyunca çok sevilen bir mevsimlik haline gelmiştir.
Leksikal Ağaç
seasonally
seasonal
season



























