Ara
to bawl
01
bas bas bağırmak
to shout loudly and emotionally, often expressing distress, anger, or frustration
Intransitive
Örnekler
The football coach bawls at the referee, expressing frustration with a controversial call.
Futbol antrenörü, tartışmalı bir karar karşısında hayal kırıklığını ifade ederek hakeme bağırır.
02
hıçkıra hıçkıra ağlamak, bağıra bağıra ağlamak
to cry in a loud manner with strong emotions or distress
Intransitive
Örnekler
The toddler would bawl when separated from his favorite toy.
Küçük çocuk, en sevdiği oyuncağından ayrıldığında hıçkırarak ağlardı.
Leksikal Ağaç
bawler
bawling
bawl



























