Ara
Reflection
01
ifade, yansıma
expression of something without the use of words
Örnekler
His face was a reflection of sorrow.
Yüzü, hüznün bir yansımasıydı.
02
yansıma, aks
an image or likeness seen in or produced by a reflective surface, often showing left and right reversed
Örnekler
The reflection in the lake mirrored the mountains perfectly.
Yansıma gölde dağları mükemmel bir şekilde yansıtıyordu.
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
reflections
Örnekler
The reflection of light off the mirror allowed him to see around the corner.
Aynadan yansıyan ışığın yansıması sayesinde köşeyi görebildi.
04
düşünme, tefekkür
careful and prolonged thought or consideration
Örnekler
After much reflection, she decided to change careers.
Uzun bir düşünme sürecinden sonra, kariyerini değiştirmeye karar verdi.
05
yansıma, refleksiyon
the property of sending back light, heat, or sound waves
Örnekler
Polished metal has high reflection of light.
Parlatılmış metalin ışığın yüksek yansıması vardır.
06
düşünce, yansıma
a statement or remark showing careful thought
Örnekler
His speech contained a wise reflection on human nature.
Konuşması, insan doğası üzerine bilge bir yansıma içeriyordu.
07
yansıma, eksenel simetri
(in mathematics) a geometric transformation that flips a figure over a line or plane, reversing direction along one axis
Örnekler
A reflection over the x-axis changes the sign of the y-coordinate.
X ekseni üzerinde bir yansıma, y koordinatının işaretini değiştirir.
Leksikal Ağaç
reflection
flection



























