pickled
Pronunciation
/ˈpɪkəɫd/

"pickled"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

pickled
01

salamuralanmış

(of food) having been preserved in a solution of vinegar or salt water
pickled definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most pickled
karşılaştırma derecesi
more pickled
derecelendirilebilir
Örnekler
He snacked on pickled olives while enjoying a glass of wine.
Bir kadeh şarabın tadını çıkarırken turşu zeytin atıştırdı.
02

sarhoş, kafayı bulmuş

intoxicated by alcohol, often to the point of losing self-control or awareness
Örnekler
His friends teased him for being utterly pickled at the reunion.
Arkadaşları, buluşmada tamamen sarhoş olduğu için onunla dalga geçti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store