Ara
pickled
01
salamuralanmış
(of food) having been preserved in a solution of vinegar or salt water
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most pickled
karşılaştırma derecesi
more pickled
derecelendirilebilir
Örnekler
He snacked on pickled olives while enjoying a glass of wine.
Bir kadeh şarabın tadını çıkarırken turşu zeytin atıştırdı.
02
sarhoş, kafayı bulmuş
intoxicated by alcohol, often to the point of losing self-control or awareness
Örnekler
His friends teased him for being utterly pickled at the reunion.
Arkadaşları, buluşmada tamamen sarhoş olduğu için onunla dalga geçti.
Leksikal Ağaç
pickled
pickle



























