Ara
olive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
olivest
karşılaştırma derecesi
oliver
derecelendirilebilir
Örnekler
She painted her bedroom walls in a calming olive shade to create a peaceful atmosphere.
Huzurlu bir atmosfer yaratmak için yatak odasının duvarlarını sakinleştirici bir zeytin tonunda boyadı.
02
esmer
(of skin) having a naturally warm, slightly brownish-yellow tone
Örnekler
His naturally olive skin glowed in the sunlight.
Doğal olarak zeytin teni güneş ışığında parlıyordu.
Olive
01
zeytin
a very small, typically green fruit with a hard seed and a bitter taste, eaten or used to extract oil from
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
olives
Örnekler
She enjoyed a Mediterranean salad topped with sliced green olives and feta cheese.
Dilimlenmiş yeşil zeytin ve beyaz peynirle süslenmiş bir Akdeniz salatasının tadını çıkardı.
02
zeytin yeşili, oliv
a muted yellow-green color with low brightness
Örnekler
The walls were painted a muted olive.
Duvarlar soluk bir zeytin yeşili ile boyandı.
03
zeytin ağacı, zeytin
an evergreen tree cultivated in the Mediterranean and elsewhere, producing edible shiny fruits
Örnekler
Ancient olives lined the courtyard.
Avluya eski zeytin ağaçları dizilmişti.
04
zeytin ağacı, zeytin kerestesi
the hard, dense wood of the olive tree, valued for furniture and cabinetwork
Örnekler
The cabinet was crafted from polished olive.
Dolap, cilalanmış zeytin ağacından yapılmıştı.



























