lever
le
ˈlɛ
le
ver
vɜr
vır
/lˈiːvɐ/

"lever"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Lever
01

manivela

a long rigid bar that is put under a heavy object in order to move it
lever definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
levers
Örnekler
A lever makes it easier to lift heavy objects with less effort.
Bir kaldıraç, ağır nesneleri daha az çabayla kaldırmayı kolaylaştırır.
02

levye, kol

a handle on a piece of equipment or machine that is used to make it operate
lever definition and meaning
03

kol, manivela

a flat metal tumbler in a lever lock
to lever
01

manivela ile açmak

to lift or move something using a rigid bar or tool as a pivot point
to lever definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
lever
3. tekil kişi
levers
şimdiki zaman ortacı
levering
basit geçmiş zaman
levered
geçmiş zaman ortacı
levered
Örnekler
The workers are currently levering up the floorboards to access the plumbing underneath.
İşçiler şu anda altındaki boru tesisatına erişmek için yer döşemelerini kaldıraç kullanarak kaldırıyorlar.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store