paarperron
paarperron
paar[n][pron]

çift,ikili

paaren[v]
paarung[n]
pacht[n]
päckchen[n]

küçük paket,paketçik

packen[v]

paketlemek,yerleştirmek

packung[n]
packungsbeilage[n]
pädagoge[n]
pädagogik[n]

pedagoji,eğitim bilimi

page[n]

komi,sayfa

pak choi[n]

Çin lahanası,bok choy

paket[n]

paket,koli

palette[n]

palet,ressam paleti

panda[n]

panda

pandemie[n]
panieren[v]
panik[n]

panik,telaş

panikattacke[n]

panik atak,panik krizi

panne[n]

arıza,sorun

panorama[n]

panorama,geniş manzara

panzer[n]
papagei[n]

papağan,muhabbet kuşu

papau[n]

papaya,papaya meyvesi

papaya[n]

papaya,papaya

papier[n]

kağıt,yaprak

papiere[n]

evraklar,belgeler

papiertüte[n]
pappe[n]
paprika[n]

dolmalık biber,kapya biber

papst[n]

papa,papaz

paradeiser[n]

domates,domates

paradies[n]

cennet,firdevs

paragraph[n]
parallel[adj]

paralel,paralel

parallele[n]

paralel,paralel çizgi

parallelogramm[n]

paralelkenar,karşılıklı kenarları paralel ve eşit olan dörtgen

paraphrase[n]
parasit[n]

asalak,beleşçi

parfum[n]

parfüm,esans

parfüm[n]

parfüm,vücut parfümü

park[n]

park,halk bahçesi

parka[n]
parken[v]

park etmek,otoparka yerleştirmek

parkieren[v]

park etmek,otoparka yerleştirmek

parkour[n]

parkour,yer değiştirme sanatı

parkplatz[n]

otopark,park yeri

parlament[n]

parlamento,yasama meclisi

partei[n]

parti,siyasi grup

partner[n]

eş,partner

partnerschaft[n]
partnersuchend[adj]
party[n]

parti,eğlence

pass[n]

pasaport

passabel[adj]

kabul edilebilir,idare eder

passagier[n]

yolcu,seyahat eden

passant[n]

yaya

passen[v]

uymak,oturmak

passend[adj]
passgenau[adj]
passieren[v]

olmak,meydana gelmek

passionsfrucht[n]

çarkıfelek meyvesi,passion fruit

passiv[adj]

pasif,etkisiz

passwort[n]

şifre,gizli kod

pasta[n]

makarna,makarna yemeği

pastellfarben[adj]
pastete[n]

börek,pasta

pastinake[n]

yaban havucu,pastinak

patchworkfamilie[n]

karma aile,yeniden kurulan aile

patent[n]

patent,buluş patenti

patentlösung[n]
patient[n]

hasta

patientenakte[n]
patientenforum[n]
pauke[n]

timpani,timpani

pauschal[adj]

genel,toplam

pauschalreise[n]
pause[n]

mola

pausenlos[adj]
pavian[n]
pech[n]

kötü şans,uğursuzluk

pedant[n]

Mükemmeliyetçi,Titiz

pediküre[n]

pedikür,ayak bakımı

peinlich[adj]

utandırıcı,mahcup edici

pelikan[n]

pelikan,pelikan

pelz[n]

kürk,post

pendant[n]
pendeln[v]

gidip gelmek,işe gidip gelmek

pension[n]

pansiyon,misafirhane

pensioniert[adj]

emekli,emekli olmuş

pensionist[n]
pentagramm[n]

pentagram,beş köşeli yıldız

per[prep]

ile,yoluyla

perfekt[adj][n]

mükemmel,kusursuz • miş'li geçmiş zaman,bitmiş zaman

performance[n]

performans,gösteri

performancekunst[n]

performans sanatı,performans sanatı

periode[n]

dönem,periyot

peripherie[n]
perle[n]
perron[n]
LanGeek
Uygulamayı İndir