oborganisieren
oborganisieren
ob[conj]

eğer,mi

obdachlos[adj]

evsiz,barınaksız

obdachlosigkeit[n]

evsizlik,barınaksızlık

oben[adv]

yukarıda,üstte

ober[n][adj]

garson,servis elemanı • üst,yukarı

oberbekleidung[n]
oberfläche[n]
oberhalb[prep]

üstünde,yukarısında

obers[n]
oberschenkel[n]

uyluk,femur

obgleich[conj]

olsa da,gerçi

objektiv[adj]

tarafsız,objektif

obligatorisch[adj]
oboe[n]

obua,obua

obschon[conj]

olsa da,gerçi

obst[n]

meyve,meyveler

obwohl[conj]

olsa da,gerçi

ochsenschwanzsuppe[n]

öküz kuyruğu çorbası,sığır kuyruğu çorbası

öde[adj][n]

terk,ıssız • çorak arazi,ıssız bölge

oder[conj]

veya

ofen[n]

fırın,ocak

ofenkartoffel[n]

fırın patatesi,fırında patates

offen[adj]

açık,erişilebilir

offenbar[adj][adv]

açık,görünür • görünüşe göre

offenbarung[n]

vahiy,keşif

offenheit[n]

açıklık,açık fikirlilik

offenlegen[v]
offensichtlich[adj][adv]
offensiv[adj]
offenstehen[v]
öffentlich[adj]

kamu,herkese açık

öffentlichkeit[n]

kamu,halk

offiziell[adj]
offizier[n]

subay,askeri subay

offline[adj]
offline-leben[n]

çevrimdışı yaşam,internetsiz yaşam

öffnen[v]
oft[adv]

sık sık,çoğu zaman

ohne[prep][conj]

olmadan,haricinde • -meden

ohne punkt und komma reden[phrase]
ohnehin[adv]
ohnmacht[n]

bayılma,senkop

ohnmächtig[adj]

bilinçsiz,baygın

ohr[n]

kulak,işitme organı

ohrläppchen[n]

kulak memesi,kulak lobu

ohrring[n]
ohrwurm[n]
okapi[n]
öko[adj]

çevre dostu,ekolojik

ökologie[n]

ekoloji,çevre bilimi

ökologisch[adj]

ekolojik,çevre dostu

ökonom[n]

ekonomist,ekonomi uzmanı

ökonomisch[adj]
ökostrom[n]
ökosystem[n]
okra[n]

bamya,okra

oktober[n]

ekim,yılın onuncu ayı

oktopus[n]

ahtapot,mürekkep balığı (türü)

öl[n]

petrol,ham petrol

olfaktorisch[adj]
olive[n]

zeytin,zeytin meyvesi

oma[n]

büyükanne,nine

omelett[n]

omlet,omlet

onkel[n]

amca,dayı

online[adv]

çevrimiçi,bağlı

online-betrug[n]
online-konto[n]

çevrimiçi hesap,dijital hesap

online-kunde[n]

çevrimiçi müşteri,internet müşterisi

online-thema[n]

çevrimiçi konu,dijital başlık

onlineshop[n]
opa[n]

dede,büyükbaba

oper[n]

opera,müzikli sahne eseri

operation[n]

ameliyat

operieren[v]

ameliyat etmek,cerrahi müdahale yapmak

opernhaus[n]
opfer[n]

kurban,mağdur

opferbereit[adj]
opfern[v]

kurban etmek

opossum[n]
opposition[n]
optik[n]

optik,ışık ve görme bilimi

optiker[n]

optisyen,gözlükçü

optimieren[v]

optimize etmek

optimistisch[adj]

iyimser

option[n]

seçenek,opsiyon

optisch[adj]
orang-utan[n]
orange[adj][n]

turuncu,portakal rengi • portakal,tatlı portakal

orangensaft[n]

portakal suyu,narenciye suyu

orca[n]

orka,katil balina

orchester[n]

orkestra,orkestra

orchidee[n]

orkide,orkide

ordentlich[adj]

düzenli,temiz

ordination[n]
ordnen[v]

düzenlemek,sıralamak

ordner[n]

klasör,dosya

ordnung[n]

düzen,intizam

organ[n]
organisation[n]

organizasyon,planlama

organisieren[v]

organize etmek,planlamak

LanGeek
Uygulamayı İndir