brain
brain
breɪn
brein
brawnblain

"brain"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Brain
01

beyin

the body part that is inside our head controlling how we feel, think, move, etc. 
brain definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
brains
Örnekler
He suffered a traumatic brain injury in a car accident. 

Bir araba kazasında travmatik bir beyin yaralanması geçirdi.

02

beyin

animal brains that are used as edible meat 
brain definition and meaning
Örnekler
He decided to try a new culinary experience and ordered a dish made with fried pig brain. 

Yeni bir mutfak deneyimi yaşamaya karar verdi ve kızarmış domuz beyni ile yapılmış bir yemek sipariş etti.

03

zeki kimse

a person with exceptional intelligence and creativity 
04

beyin, zeka

mental ability 
05

beyin, akıl

that which is responsible for one's thoughts, feelings, and conscious brain functions; the seat of the faculty of reason 
to brain
01

kafasına vurmak, kafasını yumruklamak

hit on the head 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
brain
3. tekil kişi
brains
şimdiki zaman ortacı
braining
basit geçmiş zaman
brained
geçmiş zaman ortacı
brained
02

beynini patlatmak, kafatasını parçalamak

kill by smashing someone's skull 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store