Ara
to fly into
[phrase form: fly]
01
-e kapılmak
to suddenly and intensely enter a particular emotional or mental state
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
into
temel fiil
fly
şimdiki zaman
fly into
3. tekil kişi
flies into
şimdiki zaman ortacı
flying into
basit geçmiş zaman
flew into
geçmiş zaman ortacı
flown into
Örnekler
She flew into a panic when she realized she had lost her wallet.
Cüzdanını kaybettiğini fark ettiğinde paniğe kapıldı.
02
uçakla varmak, inebilmek
to arrive at a location, typically a city or place, by airplane or aircraft
Örnekler
The international business delegation is expected to fly into the capital tomorrow.
Uluslararası iş delegasyonunun yarın başkente uçarak gelmesi bekleniyor.



























